„Hayat, tam da; siz baska planlar pesindeyken yasananlardir“…
Öyle cok planli programli biri oldugum söylenemez ama gene de yaparim ara ara planlar, mesela bu yazi, hazir eski isimden ayrilmis ve önümdeki iki ayi da kendime ayirmis oldugum icin, 1,5 ay boyunca Türkiye’de canimin cektigi gibi gecirebilecegimi planliyordum, neler yoktu ki o planin icinde..ama olamadi, planimda olmayan hayatin plani, beni bu yazi Viyana’da gecirme durumunda birakti, en azindan agustosun ikinci yarisina kadar. Önce kisa bir an üzüldüm, ama bir anda bu davetsiz planin, simdiye kadar imkanim olamamis bir sürü seyi yasayabilme imkani verdigini gördüm. Birincisi, yeni evime alismak, onunla ince ince ugrasmak icin bol bol vaktim vardi, insan calistigi zaman, aldigi kisa tatillerde hep bir yerlere gitme dürtüsü tasiyor nedense ve bu arada evinizde kendinize ayirarak gecirebildiginiz vakit o kadar kisa ki, ben hem tatile bir yerlere gitmek isterdim hem de devamli evimi özlerdim. Iste simdi evim ve ben..bütün gün önümde.. Ikincisi, Viyana yaz aylarinda o kadar neseli ve coskulu ki, her bir kösesinde ayri bir program, etkinlik, konser, sergi vs var, her günü planlasaniz gene yetisemessiniz. Benim yaz aylarinda bunlari görebilme imkanim hemen hic olamiyodu, cünkü ya deli gibi calisir durumda, ya da tatilin basladigi günün aksami ucakta oturuyor oluyordum. Mesela gecen aksam Karlsplatz’daki acik hava sinemasini, özgün adiyle „Yildizlarin Altinda Sinema“yi kesfettim (bunu söylerken utaniyorum, zira, Viyana'nin göbegindeki bir etkinlik bu bahsettigim).