17 Şubat 2012 Cuma

Viyana'nin masal geceleri

Gecenlerde icimdeki kadinlari yazmistim, bir de yan roller var diye de eklemistim. Sanirim cogu kadinin icinde bir de kücük prenses yasiyor. Söyle bir külkedisi durumundan siyrilip geceyi prenses olarak gecirip, -ayakkabiyi birakip birakmamak artik size kalmis-  normal hayata geri dönmek, masal dünyasina söyle bir ce diyip cikmak gibi oluyor.

Viyana, iste bu aylarda  bu masala girme sansi  taniyor bu sehrin kadinlarina, ama  kapisi tüm kadinlara acik olarak…


Ocak ve subat ayi, balo mevsimi bu sehirde.. Daha dogrusu „5. mevsim“ olarak da adlandirilan her senenin 11. ayin 11 inde saat 11 de baslayan ve paskalyadan önceki  „Büyük Perhiz“in baslangicina kadar  olan sürede kutlanan Fasching zamaninin son 5 haftasi Balo sezonudur Viyana’da. Bu dönemde yaklasik 400 balo 300 000 e yakin ziyaretcisini agirlar.

Geleneksel Viyana balolarinin tarihi 18.yy a Maria Theresia’ya kadar uzaniyor. O zamandan bu zamana hala Fasching balolarinin ayri bir yeri var Viyanalilarin hayatinda ve de gönlünde… Bu dönemde Viyanali kadinlari Viyana caddelerinde uzun tuvaletleriyle ve onlara eslik eden smokinli beylerle görmek son derece olagan bir görüntü. Ve tabii ki bu balolarin vazgecilmez ve geleneksel dansi valsler...

 

19.yy dan itibaren  balolar meslek gruplarina göre düzenlenmeye baslamis; camasircilar balosu, sekerciler, bacacilar, doktorlar, itfaiyeciler, polis…yani nerdeyse her meslek grubuna özel...Bu gelenek halen daha devam ediyor.. Halen degisik meslek gruplarinin balosu yapiliyor ama tüm bu balo sezonunun en güzel ve en eglenceli balosu Kahveciler Balosu, fakat en önemli ve zirvedeki balosu ise Opera Balosu..

 

 

Kahveciler Balosu, her sene monarsi döneminde saltanatin yasadigi Hofburg Sarayi'nda yapiliyor ve sarayin tüm salonlarinin acildigi tek balo olma özelligini tasiyor. Büyüleyici ambiyansi, sundugu birbirinden farkli programlari, şık dekorasyonu ve Avusturya kahve kültürünün en kapsamli sekilde sunuldugu bu balo her sene belli bir sloganla aciliyor. Ve cogu zaman da yabanci bir ülke ev sahibi olarak Viyanalilari agirliyor. Bu sene de 10 Subatta, 55. senesinde hem Viyana’dan hem de dünyanin cesitli ülkelerinden iclerinde politika, sanat ve is dünyasinin da önde gelen isimlerinin oldugu 5500 e yakin davetliyi agirlayan balonun slogani ise „Wiener Melange“ idi, yani Viyanalilarin meshur kahvesi Melange… Opera Balosunda cogu kisinin 15 ila 20.000 Euro civari ödeyip localardan baloyu izlemelerine karsilik, Kahveciler balosunda sabahin erken saatlerine kadar sarayin her tarafinda coskuyla dansediliyor. 2008 de Kahveciler Balosunun ev sahibi Türkiye idi. Divan’in sundugu birbirinden leziz tatli cesitleriyle Viyanalilarin damaklari tatlandi. Candan Ercetin, Kerem Görsev, Ayhan Sicimoglu tadi damakta kalan bir gece yasatmislardi.

 

 

 

Opera Balosu ise, Viyana Opera'sinin muhtesem dekoru altinda dünyanin her yerinden gelen 6000 e yakin ziyaretcisiyle politika, sanat, spor ve is cevresini de bir araya getiren, eglencenin yani sira ciddi is görüsmelerinin ilk adimlarinin atildiigi, iliskilerin ilerletildigi  iş ve eglencenin bulustugu ve ayni zamanda Viyana’nin turistik acidan en önemli tanitim faktörlerinden biri.

 

Loca fiyatlarinin 20.000 Euroya kadar ciktigi balonun geliri her sene hayirsever bir amaca hizmet ediyor. Bu sene toplam gelirin 1 milyon Euro civarinda olacagi hesaplaniyor.

 

Geleneksel olarak fasching döneminin son persembesi (bu sene 16 Subat) 144

genc ciftin yaptigi valslerle acilan balonun bu seneki acilis koreografisini ise bir Türk yapti ki bu da Opera Balosu tarihinde bir ilk.  Ismet Özdek, bu sene meshur Avusturyali ressam Klimt’e atfedilen 2012 senesini gözönüne alarak dünyanin cesitli yerlerinden bir araya gelen danscilarina pist üzerinde Klimt’in eserini canlandirtarak cok büyük begeni topladi.

 

 

 

Ve böylece de bir balo mevsimi daha sona erdi, prensesler ayakkabilarini toplayip evlerine döndüler, belki bazilari arkalarindan gelecek bir prens umuduyla tekini oralarda birakti.. Ama bir sonraki seneye kadar Viyana’da hayat yeniden günlük yasantisina geri döndü. Gökten 3 elma düstü, (acaba niye bu elmalar hep 3 tanedir veya niye hep elma düser?) birini tutamadim, birini yedim, biri de cebimde..



38 yorum:

  1. İçimi ferahlatan ve ruhumu okşayan bir blog daha gördüm burada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cok tesekkür ederim bu güzel yorum icin.

      Sil
  2. Blogunuzu ilk ziyaretim,hoş bir müzik eşliğinde okumak keyif verdi.Galiba çok sık uğrayacağım, huzur dolu bir blogu daha takip edeceğim.Viyana 2 kez ziyaret ettim,ne kadar çok Türk yaşıyor. Bence Avrupa'nın huzur veren şehirlerinden.Cafeler, sosyallik bana çok hoş geldi.Uzaktan yaşanılası bir şehir gibi...Bilgiler çok açıklayıcı olmuş, sıkı durun ben artık sizinleyim.sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ihlamurcum, cok mutlu olurum cafemin devamlisi olmaniza..

      Viyana, yasam standardi acisindan sehirler arasinda Avrupa'da 1. dünya üzerinde de 3.sirayi almisti gecen aylarda aciklanan bir arastirmada. Viyana, gercekten cok güzel ve rahat, keyifli bir sehirdir. Ama Istanbul gibi bir metropolden sonra kimi zaman da duragan gelebilir.

      Sil
  3. melange masal gibi okudum ben de cok guzeldi. En cok gormeyi istedigim yerlerden biri viyana hep baharda gidelim derdim ama simdi bu yaziyi okuyunca balo mevsiminde gelmek de oyle cazip geldi ki gozume. cok tesekkurler bu guzel bilgiler icin. o cebindeki elmadan yeni masallar cikar belki bize :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülcin, balo sezonu gecti ama, Viyana baharda ayri, yazin ayri noelde ayri güzeldir. Bence baharda gel derim...
      cok sevgiler

      Sil
  4. Her zamanki gibi, bu kadar guzel bir anlatimin etkisiyle, yillar once ziyaret ettigim Viyana'ya bir kez daha gelme istegi olustu bende. Balolar donemini kacirdigim icin, mayis ayinda Andre Rieu konser/gosterisine denk getirmeye calisiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tesekkür ederim hospitality :)

      Evet Andre Rieu gene costuracak kemaniyla..temasi da zaten "Alles Walzer" hersey vals..

      Sil
  5. evet evet balo mevsiminde gitmeli.. Gülçin başbaşa verip gzeceğimiz yerler arttı bak:)

    öpüyorum Itır'cım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Deli Anne, hakikaten ne guzel olur Viyana sokaklarinda soyle hepberaber dolassak bir de ustune kah ve iceriz. Ama fondo bu muzikler olsun :) Itir ne alemlere daldirdin bizi cok sagol :)

      Sil
    2. Harika!

      galiba bunu basaricaz sonunda, gerceklesmesini cok diliyorum.
      Söyle keyifle dolasalim Viyana sokaklarini, cafelerini...

      Sil
  6. ah ne güzel! o tutamadığın elmayı da ben yakalasam :)

    YanıtlaSil
  7. benim kız resimleri görünce hemen elbise beğendi kendine. Süslü. Ayhan Sicimoğlu na da bayılıyoruz biz. Ada kız ezbere biliyor albümü. Ellerine sağlık çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş.

    Bihaber anne Çiğdem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bende bayiliyorum ona ve ekibine...Eh, tabii annesi o kücük bir prenses, secicek tabii elbiselerini :)

      Sil
  8. İyiki gökten üç elma düşmüş, onun eşliginde sizden masal tadında bu yazıyı okuduk.

    Bende balo mevsiminde orda olmayı çok istedim. Neden olmasınki? o büyülü, romantik havayı ta içimde hissettirdi yazınız bana.

    Çok tskler Itır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok sevindim keyif aldigina yazimdan.

      Evet neden olmasin ki?
      Belki bir sonraki balo zamani burda olursun..

      sevgiler Asli'cim

      Sil
  9. Tamda The Tourist in balo sahnelerini yeni izlemiş Venediğin masalsı görüntüleryle uçuşurken yazı öyle bir geldi ki anlatamam.Avrupalıların kendilerine has hallerini korumalarını seviyorum. Viyanayıda çok merak ediyorum imkanlar elversede aylarca sere serpe dolaşsam her yerini..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklisiniz, özellikle Avusturyalilar geleneklerine cok baglidirlar.

      Umarim bir gün yolunuz düser Viyana'ya :)

      Sil
  10. ne güzeel yazmışsıın.

    son fotodakiler kim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tesekkür ederim deep

      orda cok yakin bir arkadasimla ben variz..:)

      Sil
  11. Valslere ve haliyle filmlerde gördüğüm o güzel tuvaletli bayanların olduğu sahnelere bayılırım. Demek ki Viyana hala böyle :) Strauss'un Viyana valslerini dinlerim ben şimdi avuntu yerine:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, deminde dedigim gibi Viyana geleneklerini sürdürmeyi sever, ve bu da bana cok keyifli geliyor, bazi seylerin hic degismemesi, degerini kaybetmemesi...

      Sil
  12. masal gibiydi gerçekten, masala daldım ve hiç uyanmak istemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazen bir gece icin Cindrella olmak güzel degil mi? :)

      Sil
  13. Vals memleketi, hakikaten masal gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, cok dogru, vals memleketi, firsat bulduklari her anda vals yapiyorlar..

      Sil
  14. Dans ve vals. Ayrı bir güzelliği var sanki valsin. Belki de müzikleri ve hep güzel kadınları, yakışıklı erkekleri ile ve yumuşak teması ile işlendi ruhumuza, ondandır ayrıcalığı. Eleni Karanindrou'nun müzikleri mükemmel. Sayfayı açar açmaz mutlu oldum müziğin sesini duyunca.
    Yazınızda kendimi oralarda gibi hissettim, çok güzel anlatmışsınız. Elinize sağlık.
    Fotonuzda nefis çıkmış ;) Hakkınızda fazla detay bilmiyorum ama bir balerine baktığımı hissettim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkür ederim Füsun..

      Belki de bizi valse en cok ceken, barindirdigi yumusak romantizm sanirim..

      Benden de cok sevgiler

      Sil
  15. foto o haliyle mi çekildi yoksa üzerinde oynandı mı, renkler açısından soruyorum. iyi olmuş bi de.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. renkli bir fotoydu ama ben bazi fotolarda siyah beyazi veya sepiayi daha cok sevdigim icin hafif sepia yaptim.

      tesekkür ederim :)

      Sil
  16. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  17. hımm iyi yapmışsın. sepya edebi hava katar. :)

    YanıtlaSil
  18. büyük bir keyifle okudum.çok güzeldi...

    YanıtlaSil
  19. Çocukluğu her pazar trt kanalında viyana filarmoni konserleriyle geçmiş birisi olsam da, tarih kokan şehirlere bayılıp mutlaka gitsem de, bu beyaz peri elbiseli kızlarla smokinli yakışıklıların toplu valslerine bayılsam da; bu karnaval dönemi ben için venedik demektir.yemişim viyanayı,silkelemişim rioyu. venedikten daha otantik daha büyüleyici bir karnaval kutlaması olamaz bence.

    tavsiye ederim seneye kaçın venediğe:)

    YanıtlaSil
  20. Venedik sehir olarak o kadar romantik ve de fotojenik ki..bu fonda, San Marco'yu birbirinden renkli ve entresan kiyafetlerle, maskelerle dolduranlarin costugu Venedik karnavalinin yeri cok ayri, ama sonucta ikisi birbirinden cok farkli Viyana muhafazakar bir Orta Avrupa sehri iken, Venedik, coskusunu sokaga tasimis bir Akdeniz sehri.. Ben de Venedik karnavalini cok renkli ve büyüleyici bulurum..

    Aradan epey zaman gecti, yeniden gitmeyi hatta bu sene icin planliyorduk (zira Venedik, Viyana'ya kisa bir mesafede)umarim dedigin gibi seneye planlar uyar ve o büyüleyici ortami yeniden tatmak sansini bulurum.

    YanıtlaSil