özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2014 Perşembe

1 Mayısın çiçeği o


Bembeyaz, narin ve zarif bir güzellik vurmuş damgasını 1 Mayısa Fransada…

Müge, 1 Mayısın çiçeği, yakalara iliştirilen, sevdiklerin saçına takılan bir uğur getirici bugün…

miniminnacık gövdesiyle kalbin üstünde taşınıp, kalbe de en yararlı çiçek olması ne manidar değil mi?

Birgün, kalplerimizin titremediği, üzerinde o narin mügeleri dahi taşıyabilecek huzur ve mutlulukla yaşanacak 1 Mayıslar da gelecek, inanıyorum.

Bugün tüm emek verenlerin haklı bayramı kutlu olsun…


















31 Aralık 2013 Salı

Saçılsın güzel umutlar havaya


 
Umut güzeldir…yüreğini ısıtır insanın, tohumdur o yüreğimizde;yeşermesini, çiçeklenip dallanmasını dilediğimiz..
Sıcacık sarar, ısıtırız onu içimizde..ve her yeni başlangıçta, üfleriz onu avuçlarımızdan önümüzdeki boş tarlaya, tutsun dilekleriyle..

Ama önce tarlayı hazırlamak gerekir, taştan, yabancı ottan arındırmak..uğraş ister o tohumu serpmek, her boş toprakta tutmaz işte. Kimi killi sever kimi kumlu, kimi çok nemli ister kimi kuru..bilmek gerekir.
Atıp tarlaya dönemeyiz arkamızı, elimiz, gözümüz, yüreğimiz üstünde olmalıdır artık, topraktan basını çıkarana dek, boy verene dek, rüzgarda salınmaya başlayana dek…üzüntüsü üzüntümüz, sevinci sevincimiz olur, düşmanı da düşmanımız..
Eh bir de tabiat ana esirgemezse güneşini yağmurunu, el veririse o tohuma..eylülde güzel bir hasat bekler bizi..

2013 te hazırladığımız tarlaya savuracağız 2014 un verimli tohumlarını…


Eylülde güzel bir hasat zamanı yaşamak dileğiyle, sofralarımız mutlu türkülerle, kahkahalarla, yeni tohumların hazırlığıyla şenlensin, başarılara, sağlığa, huzura ve yeni umutlara kalksın kadehler…üfleyin hadi tohumlarınızı…

Bereketli gelsin 2014!








6 Aralık 2013 Cuma

Aziz Nikola Noel Baba’ya karşı


Noel Baba ve Aziz Nikola arasındaki yasanan bu rekabet çok da umurunda değil aslinda çocukların. Onlar, bu büyülü masala sonuna kadar inanmak istiyorlar. Benim gibi bazıları 
da hala inanmaya devam ediyor..


Oğlumun Noel Baba’yla olan iki hikayesi aklımda… ilki; 4 yasında, tüm kalbiyle dilediği fotoğraf makinasının hediye paketinden çıkması üzerine kendi kendine, müthiş bir mutluluk duygusuyla söylediği „duymusss beni…“ ile ifade ettiği Noel Baba’ya karşı duyduğu hayranlık..diğeri ise, 6 yasında, çok dilediği tren seti için; „belki de Noel Baba’nın yükü ağır, getiremiyebilir“ sözümün arkasında yatan gerçeği, okulda öğrenmesi ve eve –belki de hayatının ilk- hayalkırıklığı ile gelmesi..“Noel Baba yokmuş! Sen alıyormusun herşeyi, o yüzden tren setim gelemiyor anladım şimdi“…

Önemli olan, hayallerini gerçekleştirecek olana inanma mutluluğu…
Ve ne kadar büyüsek de hala içimizde bir yerlerde  mucizelere inanma arzusu..
Belki de o yüzden başka bir büyüsü var hala şu Aralık ayının…

O yüzden kırk baharatın buluştuğu çorba misali şu noel denen dönem… Pagan kültüründen günümüz ticaret kültürünün bir sentezidir bugün elimizdeki elma şekeri tadındaki Noel Baba..

Paganların Zeusu, Tanrı Odin’in uçan atı için şeker ve havuç bırakır küçük çocuklar kapılarının önüne, o da karşılığında minik hediyeler çocuklar için..

4. yy da yaşamış olan Myra’lı (Bugün Demre) Aziz Nicola ise çocukların, düşkünlerin ve denizcilerin koruyucusu olarak nam salar.. Hakkında sayısız efsane, rivayet olan Nikola, „iyilik ve medeni cesaret“in temsilidir tüm bu anlatılarda.. Bir şekilde, Tanrı’nın merhametli elinin uzantısıdır yeryüzünde..
6 Aralık 343 de ölür Aziz Nikola.. Kiliseye gömülü kemiklerini Bari’ye kaçıran korsanlar, farkında olmadan, onu dünyaya tanıtmanın ilk adımını atmış olurlar. Bari önce bir hac mekanı olurken, Aziz Nikola’nın da ünü Avrupa’ya yayılmaya başlar.Ve onun adını, iyiliklerini yaşatma adına, 6 Aralık çocuklara hediye dağıtılan bir gün olarak kutlanmaya başlanır Orta Avrupa’da.. Çok uzun yıllar, Noel Baba’ya rolü kaptırmadan tamamen ona aittir çocukların renkli hayallerinin baş aktörü olmak. Çocuklara hediye dağıtılan tek gündür, Aziz Nikola günü..Ayakkabılar temizlenir, içine biriki kurabiye konup bırakılır kapının önüne..Hani bir zamanlar Odin için bırakıldığı gibi..
Noel ise, henüz sadece kiliselerde yapılan ciddi bir kutlamadır.

18. yy da roller değişmeye başlar… Noel zamanı, rolü kapar ve artık hediyeler bu zamanda verilmeye başlanır. Çocuklar elbette bu biriki haftalık değişimi pek farkedemezler…Zira hala, uyandıklarında hayallerinin gerçekleşmesi umuduyla gitmektedirler yataklarına.. Rolü kimin üstlendiğiyle ilgilenmezler elbet:)

17.yy da Amerika’ya göç eden Hollandalılar, o zamanın Nieuw Amsterdam’ı bugünün New York’una yanlarında „Sint Nicolaaş“ larıyla giderler. Amerikalılar pek bi beğenir, benimser  bu figürü. Ve zaman geçer, Myra’dan çıkan Aziz Nikola, Atlantik üzerinden Santa Claus olarak dönüş yapar Avrupa’ya…
Artık Akdeniz’in yardımsever, koruyucu azizi, Kuzey Kutbu’nda ren geyikleriyle yaşayan, yıl boyu çocuklara hediye hazırlayan tonton bir dededir.

Bu konuya son damgayı da Coca Cola vurur…O zamana kadar, ne bulduysa onu giyen Noel Baba, reklam işlerini yürüten Stundblom’un elinde son kreasyonuna kavuşur. Artık, Coca Cola’nın renklerini taşıyacak ve onun reklam yüzü olacaktır. Yüklü bir ücret aldığı kesin, yoksa  çocukların her sene inanılmaz ölçüde pahalanan hediyeleriyle basa çıkamazdı laf aramizda :)

Artık, o Aralık ayının vazgeçilmez yüzü..Dünyanın her yerinde sene sonunda onun gelişini bekliyor çocuklar.

Ama Avusturya’da hala Aziz Nikola,  Amerika’ya gittikten sonra geçmişini unutan Noel Baba’yı kendi halinde bırakıp, her sene 6 Aralıkta çocukları ziyaretine devam ediyor. Çocuklara, bu güzel dönemde, „verme“nin güzelliğini anlatmaya çalışıyor, çoğunun „alma“nın mutluluğuyla büyüdüğü çağımızda.

Ha unutmadan sadece uslu çocuklara, eğer sene boyunca uslu durmadıysanız o zaman yanıdaki kara cüppeli hizmetkarı Rüpecht’ın hışmına uğrayabilirsiniz, Avusturya’daki adıyla Krampus’un..

Umarim bugün size de ugrar Nikolaus..:)








8 Ağustos 2013 Perşembe

Hüzünlü ama umutlu bir bayram...



Bayram, sevinmek neşelenmek demektir, sevincin mutlululuğun tüm bir ulusu bir araya getirisidir bayram, mutlulukla kurulan, tüm ailenin, sevilenlerin biraraya geldiği sofralardır… Ramazan ayının akabinde, bir ay boyunca her türlü kötülükten, yalan dolandan, hırstan, kin ve nefretten, aç gözlülükten arındırmaya ugrastigimiz gönlümüze, ruhumuza bir mükafattır.

Öyle mi ya?...
Bir yana bakıyorum da, arınmış ruhları görmekte çok ama çok zorlanıyorum…
Diğer yana bakıyorum…evlerde matem havası…
Daha dün gencecik oğullarını toprağa yolladılar, diger evlerde çocuklar babalarına hasret… Neden ve ne ugruna belli olmadan..
Adaletin terazisi kaymış, yüreklerin şirazesi oynamış, belleklerimize acılar kazınmış..

Ama bayram aynı zamanda umut ve özlemdir, iyiye, doğruya, güzele…
Yeşeren umutlarımızın, bir sonra ki bayramda kök bulmuş olmasını diiyorum. 
Özlemim, bir arada, ulusça acılar yaşamadığımız, yaşatılmadığımız nice bayramları birarada yaşamaya..

Bu bayram, acı içinde girdiğimiz son bayram olsun, şeker gibi bayramlara çıkalım hep birlikte…



16 Şubat 2013 Cumartesi

Anneme


Bana hayat verene…Hayat vermek, salt can vermek olaydi, belki de adi hayat vermek olmazdi…

Canima, anneme, gökkusagima, cansuyuma


Daha nice en güzel yillarini hep birlikte yasamak dilegiyle,kutlu olsun yeni yaşın



Bir Kücük Kiz Cocugu

Kücük bir kiz cocugu taniyorum ben
Müzik gibi,… gönle dolan, ice isleyen
Kemanin ninnileriyle büyümüs olmasindan belki
Müzik gibi sarip sarmalayan, iyilestiren

14 Şubat 2013 Perşembe

Aşk dediğin laftır derler, sakin kanma onlara...


Nedir kimyası bilinmez, kime neden aşık oluruz, hesapsız kitapsız aşklar söz konusu olduğunda… Zıt güçler dengesi mi, yoksa öbür yarımız midir aradığımız… Üzerine o kadar çok yazılıp söylenmiş ki… Ama işte, her neyse sebebi, hayatın bize sunduğu en adrenalini, serotonini, çarpıntısı bol, en zamansız yakalandığımız, kimi göklerde gezinip kimi yerlerde süründüğümüz, ama asla bi daha nolur demekten vazgeçmediğimiz en muhteşem duygulardan biri..

Hani;

Pamuk helvayı ısırmak gibi, toz pembe, yumuşacık ve şeker tadında, ağızda eriyen..

Çikolata gibi, karşı konulamaz, baştan çıkaran, hiç doymadığın ve hep aklında, tatlı bir kaçamak hınzırlığında

19 Ağustos 2012 Pazar

Mutlu Bayramlar







Sevginin, dostlugun birlestirdigi, nese ve mutluluk kahkahalarinin yükseldigi, keyifli icten sohbetlerin sürdügü, anilarin biriktigi, bereketi bol, tadi damakta kalan bayram sofralari tadinda olsun bayraminiz.








22 Temmuz 2012 Pazar

Mutlu bir pazar dilegi



Kalpten gelen sözler söyle, cekici dudaklara sahip olmak stiyorsan
Güzel gözler, insandaki güzeli gören gözlerdir.
Ince bir vücutsa arzun, ekmegini aclarla bölüs.
Parlak saclar icin, ufak bir cocugun elleriyle saclarini oksamasina izin ver hergün
Saglam bir durus icin, bilgi eslik etsin yoluna.
Yardim eline ihtiyac duydugunda, göreceksin ki en büyük yardimi gene kendi elinden görüceksin 
Ve yaslandikca yardima hazir iki elin oldugunu farkedeceksin, biri kendine  öteki digerlerine yardim uzatmak icin.
 

16 Haziran 2012 Cumartesi

Bebekler ilk "bab ba" der...

Annelik özeldir, tüm dogada..zira annelik denilen bir icgüdü ile dogar tüm disiler…Yavrusunu eline alip, onu koklayan hemen her anne icin artik ömrü boyunca tasiyacagi bir ücüncü göz daha acilir duyularinda, öyle bir gözdür ki bu yavrusunun taa icini gören okuyan, dünyanin öbür ucundan hisseden, o an ne yasadigina kalben tanik olan bir kalp gözüdür bu, sadece yavrularina yönelik.

Ama bu demek degildir ki, bir ic güdü olmadigi halde kimi zaman annelige esit yasanan babalarin degeri daha az.
Babalar da cok özeldir cocuklarinin hayatinda, üstelik babalik bir ic güdü olmadigindan, tam tersine, erkek dünyasinda sonradan ögrenilen bir „meslek“ oldugundan „iyi babalar“ cok daha özeldir.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Cehalet aleviyle savas...

Viyana'nin masal gecelerini anlatmistim bir süre önce.. Prensler prensesler arabalari balkabagina dönüsmeden, soguk subat ayinda evlerine cekildikten sonra, baharin coskusuna, rengine ve atesine uygun bambaska bir balo kutlanir Mayista Viyana’da.


Acilis - Life Ball Sarkisi söyleniyor




Life Ball – Yasam Balosu

18 Mayıs 2012 Cuma

Yer Gök 19 Mayis

"Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlikları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir." Mustafa Kemal Atatürk 


19 mayis törenlerini baska türlü sevmisimdir, cogu zaman gözyaslarima hakim olamadan izlemisimdir o en önde elinde bayrak dimdik, gözleri isil isil yürüyen gencleri, ne büyük bir gururla tasinir o güzelim bayrak, kalbim karsi koyamadigim bambaska bir heyecanla carpmistir o günlerde, yüzlerce piril piril gencin, gencligin tüm canliligini, dinamizmini sergileyen hareketlerini izlerken… Kimbilir belki de farkli bir neslin cocuklariydik biz, bizim ana babalarimiz devrime dogan cocuklardi, bayram o zamanlar hafta sonuna baglanan bir tatil günü degildi, sebeb degildi henüz 3 günlük sehir disina kacilacak tatiller icin… anlamiyla kutlanirdi, cocuklarin, genclerin bogazlari yirtilarak gözlerinden yaslar akarak cikardi cumhuriyet dizeleri agizlardan, sanki kurtulus savasini biz vermiscesine duygulanirdik o bayramlarda.

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Cennet annelerin ayaklari altindadir

Benim annem hic sevmez anneler gününü, her seferinde önceden tembihler „sakin benim icin bir sey yapmayin“ diye..“Annelik her gündür, öyle özel günlere ihtiyaci yoktur, heran yasanir, her hangi bir zamandaki bir cift güzel söz, mutlu bir gülüs her zaman en güzel hediyedir“ diye düsünür. Cok da haklidir üstelik, aman o gün anneme hediye veriyim diye hediye kosusturmasinin icinde yer almaktansa, gönlümden gecen her gün anneme elimde ciceklerle gitmeyi tercih ederim. Sikca biraraya gelebilme sansina sahip oldugumuz icinde, bize dayatilan zamanda degil canimizin her istediginde bulusur keyifle yer iceriz.

Cennet annelerin ayaklari altindadir

Ne dogrudur…dogruya, iyiye ve güzele ulasmanin yolu annenin ögretisinden, bilgeliginden ve onu dinlemekten, anlamaktan, ögretilerine saygi duymaktan gecer.

29 Nisan 2012 Pazar

Piknigin mutlulukla bir ilgisi olmali

Aslinda benim zamanimin degil, annelerimizin zamani olan bir filmdir „Picnic“..ama o zamanlarin siyah beyaz televizyonunda, siyah beyaz sinemanin filmleri oynardi ancak, annelerimizn „ah bu ne güzel filmdir“ dedikleri kendi genclik yillari filmlerini biz de kendi yeni yetme yillarimizda seyrettik. "Piknik" de onlardan biridir, beni cok etkileyen..o piknik sahnesi, elbiseler, ask..hala hatirimdadir, bu filmin etkisi ne kadar büyük bilemiyorum, ama taa o zamanlardan beri büyülüdür piknik benim icin hep.

Sanirim bu sadece benim icin degil, coluk cocuk, genc, yetiskin herkes icin gecerli. Büyüsü, baharin tazeliginde ve disari cagiran sarkisinda mi, cimenlerin, topragin üzerine yalinayak sere serpe yayilmanin dayanilmaz hafifliginde mi yoksa aciktiran acik havanin, basi döndüren oksijenin etkisiyle ikide bir el atilan leziz piknik sepetinde mi? Belki de hepsinin bütününde..hazirligindan bitisine dek ayri bir seremonisi olan piknik güzel bahar günlerinin en güzel etkinliklerinden.


14 Şubat 2012 Salı

Ask her gün kutlanir



Ask yasam boyudur, onu bir güne sigdirmayin, sevdiginize bir gül vermek, mutlu kilmak icin size tarihler verilmesin..Onu hergün yasayin ve yasatin..
Unutmayin sevdiginiz icin „özel günü“ sadece siz yaratirsiniz.

31 Aralık 2011 Cumartesi

"dostluga" dedik



Bu aksam hep birlikte kaldirdik kadehlerimizi dostlugumuza, sevgiye, barisa ve umuda..
Tüm katilanlara, katilamayanlara bir kere daha „sagliga“ diyorum

Yasasin UPKYIH hareketi ! :)

30 Aralık 2011 Cuma

Yeniyil karti


 
...."Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin,
tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için"....

25 Aralık 2011 Pazar

Mutluluk karti

  
Pazar kartim, kartlarimdan..

Her aldigim kartla, iclerindeki umut vaad eden dileklerle  günüm aydinlandi, öylesine güzel dilekler vardi ki… Nathalie ve Tülay’in kendi el emekleriyle yaptiklari kartlar ne kadar kalpten, simdiden cüzdanima attigim Leylak Dali’nin zarif ugur parasi ile Cilgin Mevdos'un ugur böcegi, Leylak Dali’nin icimde kelebekler ucuran siiri, Qunegond’un icimi isitan sicacik karti, bana sevincli haberler dilerken iki  kart göndererek ilk sevincli haberi veren Zeynep, Özlem’in yol özlemlerini bazen gideriyor olabilmem, Hümeyra’nin „sevgilerin hic tükenmiyecegi“ , Esra’nin „nar gibi bereketli“, Lale’nin „bollugu bereketi ile“, Mevdos’un „masal gibi“ yeni yil dilekleriyle 2012 simdiden güzel umutlarla basliyor..

Hepinize cok tesekkürler…
Umarim benim kartlarim da zamaninda elinize gecmistir.


Bu Pazar siiri de Can Yücel’den, cogumuzun bildigi bir siirdir aslinda ama arada bir hatirlamakta yarar var.öyle degil mi?

Yasamaya Dair


16 Aralık 2011 Cuma

Aralik'tan sizan isik...


Gecen sene bu günlerde,  her ne kadar aralik ayinin siz istemeseniz de sizi icine aldigi o keyifli telasini, isiklarin piriltilarin gözleri kamastirdigi anlari es gecemediysem de, aslinda kendi icimde huzursuz, bir seylerin degismesi gerekir dedigim bir dönemden geciyordum. Icinden cikmaya calisiyordum, ama nasil? Calistigim is yerinde, önemli ve agir bir sorumlulukla calisirken ayni zamanda bunun ruhuma, kendi benligime ters gelmesiyle basa cikmaya calisiyordum. Bunalmistim ama cikisi bulamiyordum. Ah, bir ufacik cafem olsa, orda sevdiklerimi, dostlarimi, benim gibi olanlari agirlasam diyordum. Kafamin icinde dösemistim bile, ama isi de öyle „hadi ben gidiyorum“ diye de birakamiyordum iste… bu sefer sorumluluk agir basiyordu..velhasil, kafamin icinde git-gellerle dönenip duruyordum.

5 Kasım 2011 Cumartesi

Bayram dilegi



Kücükken kurban kesilisine tanik olmustum, o günden beri de benim icin hep buruk bir bayramdir bu bayram.
Ben daha cok yardimlasma bayrami olarak anmak isterim bu bayrami, ülkemizde bunca yoksulluk yasanirken insanlarin birbirini düsündügü, elini uzattigi bir bayram. Amaci da bu degilmidir bu bayramin?

Öbür taraftan ne kadar „ah nerede o eski bayramlar“ dense de öyle ya da böyle keyiflidir bayramlar, kendine has bir heyecani vardir hep. Gene mutlu bir sebebtir, aileyi dostlari bir araya getiren.

Hepinize, cocukken, bayram sabahi beklenen kirmizi ayakkabilarin heyecani, mutlulugu tadinda keyifli, mutlu sohbetli, tatli sürprizli bir bayram diliyorum

30 Ağustos 2011 Salı

Bayram karti


Hepinize, sevgi, nese ve mutlulukla bezenmis, sevdiklerinizle cevrelenmis keyifli bayram sofralari diliyorum. 
Bayraminiz kutlu olsun…