29 Ocak 2012 Pazar

Mutlu bir pazar dilegi



Keyifli bir Pazar hepimize….
Cok sevdigim Aldous Huxley’den alintilar var bugün Pazar sohbetinde…

22 Ocak 2012 Pazar

Sahnemin kadinlari



Bazen icimde birbirinden bagimsiz cesitli kadinlarin yasadigini düsünüyorum ben…

Bu degisik kadinlar  bazen sirayla, bazen hep birlikte sahnedeler, bazen birliktelikleri güzel bir koroya bazense kakafoniye de dönüsebiliyor…



Bir tanesi var mesela, anne o, dogumla baslayan bir roldür onunkisi, isin hamilelik kisminda eline texti verselerde, olayi rolün agirligini pek kavriyamamis olup, ilk sahneye ciktiginda duruma vakif olabilmistir,  o „yönetmenin kesfedip“ basrol oyuncusu yaptigidir, kisa zamanda rolüne isinip basrolü  digerlerine kaptirmamaya calisir ama kolay degildir elbet isi, digerleri de cekistirir bize de yer ac derler habire… Gerci o da rolünün zaman gectikce daha az önemli olacagini zannetmistir, „canim ilk seneler tabii sahne benim, hele bir yürüsün, hele bir konussun, hele bir okula baslasin, hele bir lise baslasin, hele bir okul bitsin“ demisse de gecen yillar pek de durumu degistirememistir. Hani sanatcilar derler ya, „ne derdim olursa olsun ben gene de sahneye cikarim, show must go on!“, hah iste bu da öyle bir aktördür, ne olursa olsun asla ve kat’a rolünü kimselere devretmez, her sartta sahnededir.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Haftasonu dilegi


Bir sürü sey ertelenebilir, ama sevdiklerinize sarilmayi ertelemeyin... sevdiklerimizle birlikte sicacik, onlara sarilarak, sevgi dolu, umut dolu, huzur dolu gecsin hafta sonumuz


19 Ocak 2012 Perşembe

Hayatin donma noktasi…

Mevsimin ilk kari yagdi nihayet, üstelik Viyana bu sene Istanbul’un gerisinden geldi. Bahcemiz kar icinde, karlara ve kimi sacaklardaki  donmus sulara bakarken oradaki duraganligi ve ayni anda icinde barindirdigi huzuru ve dinginligi düsündüm, o akip giden su, kisa bir mola vermisti yolculugunda.

15 Ocak 2012 Pazar

Mutlu bir pazar dilegi


Zamani kacirmayin…cok degerli o
Keyifli bir Pazar diliyorum


TAM ZAMANINDA

Yemek de boş, içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.

14 Ocak 2012 Cumartesi

Hayatta kisa paslasmalar

Vardir hep bir hayri sebebi denir…Sebeblidir hayattaki yol secimlerimiz, kararlarimiz, acilarimiz, sevinclerimiz.. Daha dogrusu biz bilemesek dahi sebebini henüz, vardir elbet bir sebebi deriz, ve anlariz ya bir süre sonra… öyledir de gercekten benim icin.

13 Ocak 2012 Cuma

Yüregimiz bizi nereye götürür?

Dolu dolu yasanmali hayat…yasanmalidir yasanmasina ama nedir dolu yasamak hayati..

Bütün okullari bitirip, en iyi islere girmis, herkesin gipta ettigi o adamla/kadinla evlenilmis, güzeller güzeli cocuklar dogurulup büyütülmüs ve iyi okullara verilmis, onlarin basarilariyla övünülmüs, iyi klüplere üye olunmus, yazlik ve de kislik alinmis, her sene iyi bir yere tatil icin gidilmis, sizinkine benzer hayatlari olanlarla dostluklar kurulmus, hayir kurumlarina yardimlar da esirgenmemis, dolu bir hayat midir? Evet belki de doludur aslinda bu hayat, bunlari basarabilmek icin de „dolu dolu“  birseyler yapmis olmak  gerekir eninde sonunda..

Ama ya torunlara anlatilacak hikayeler...? Barinmiyorsa eger bu hikayenin icinde, dolu mudur gercekten de o hayat…?

7 Ocak 2012 Cumartesi

Haftasonu dilegi


Güzel bir haftasonu olsun..


Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama
Biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi
Ve varlığın ile buluşamadı
Sorun yok, sadece bekle
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir
Çiçekler açacaktır
Rüzgâr esecektir
Ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur
Olması gereken kendiliğinden olur

5 Ocak 2012 Perşembe

Genclik pinari...Tibet ayini...

Itirli mutfak’ta yilbasi sofrasindan detaylar verirken, ailece mutfaga ve de sofraya, masabasi sohbetlerine olan düskünlügümüzü yazmistim. Insan okuyunca, bunlar mutfaktan cikmiyorsa, ailece de devamli kilo sorunlari olmali diye düsünür haliylen. Yok, öyle yiyip yiyip gene gram almayip herkesi catlatan bir aile degiliz ama, öyle bir kilo düzenleyicimiz var ki bizim, her daim siki bir kontrol altinda yasariz.. 

31 Aralık 2011 Cumartesi

"dostluga" dedik



Bu aksam hep birlikte kaldirdik kadehlerimizi dostlugumuza, sevgiye, barisa ve umuda..
Tüm katilanlara, katilamayanlara bir kere daha „sagliga“ diyorum

Yasasin UPKYIH hareketi ! :)

30 Aralık 2011 Cuma

Yeniyil karti


 
...."Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin,
tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için"....

28 Aralık 2011 Çarşamba

Yeni yila "Istenmeyen listesi"


Hani denir ya, insan yas aldikca ne istedigini daha iyi bilir, kendini daha iyi tanir… Yok, bende o sekilde gelismiyor, tersine bir gidisat var bende..

Evet, kendimi daha iyi taniyorum, ama
her gecen zamanda ne istedigimi degil, ne istemedigimi daha fazla biliyorum,  dünyevi istemediklerim bir yana; kendimle ilgili olanda, beni kiran, üzen, yipratan hic bir iliskiyi istemiyorum, sahtelik, riya iceren her seyi, her kimseyi hayatimdan cikarmak istiyorum, artik bana keyif vermeyen, mutsuz eden bir isi yapmak istemiyorum, o ortamlarda bulunmak istemiyorum, zamanimi gereksiz harcayip carcur etmek istemiyorum – ne kadar kolay harciyoruz oysa su degerli vaktimizi - 
Istememe listem uzayip gidiyor..

Istemediklerimi iste böylesine cok net siralarken;

Hayattan ne istedigini bileceksin !… diktesi cikiveriyor karsima... ama iste ben bir türlü bunu bilemedim, ya da bildigimi sanarken farkli duruslarda yakaladim kendimi.. Üstelik kendim basarmisim gibi, cocuklara da, artik ne istedigine karar ver, bak vakit gecip gidiyor babinda serzenislerde bulunmaktan da geri kalmiyorum, oysa ki; hani ihtiyacim olan siyah ayakkabiyi almak icin dükkana girip bir cift topuklu kirmizi ayakkabi alip cikmak gibi yasamim.


25 Aralık 2011 Pazar

Mutluluk karti

  
Pazar kartim, kartlarimdan..

Her aldigim kartla, iclerindeki umut vaad eden dileklerle  günüm aydinlandi, öylesine güzel dilekler vardi ki… Nathalie ve Tülay’in kendi el emekleriyle yaptiklari kartlar ne kadar kalpten, simdiden cüzdanima attigim Leylak Dali’nin zarif ugur parasi ile Cilgin Mevdos'un ugur böcegi, Leylak Dali’nin icimde kelebekler ucuran siiri, Qunegond’un icimi isitan sicacik karti, bana sevincli haberler dilerken iki  kart göndererek ilk sevincli haberi veren Zeynep, Özlem’in yol özlemlerini bazen gideriyor olabilmem, Hümeyra’nin „sevgilerin hic tükenmiyecegi“ , Esra’nin „nar gibi bereketli“, Lale’nin „bollugu bereketi ile“, Mevdos’un „masal gibi“ yeni yil dilekleriyle 2012 simdiden güzel umutlarla basliyor..

Hepinize cok tesekkürler…
Umarim benim kartlarim da zamaninda elinize gecmistir.


Bu Pazar siiri de Can Yücel’den, cogumuzun bildigi bir siirdir aslinda ama arada bir hatirlamakta yarar var.öyle degil mi?

Yasamaya Dair


24 Aralık 2011 Cumartesi

Bir Viyana hikayesi

Hadi gelin bu yilbasi haftasinda, Viyana gezisi yapalim ve ilk acildigi tarihten beri, ülke tarihinde önemli bir konumu olmus, popülaritesini hic yitirmemis  bir mekani görmeye gidelim Viyana’da... 


Hotel Sacher..Viyana dendiginde ilk akla gelenleri sayarken ön siralarda yer alir bu artik anitlasmis olan otel. Viyana’nin valsleri, Opera binasi, Hofburg sarayi kadar meshurdur kendisi.


16 Aralık 2011 Cuma

Aralik'tan sizan isik...


Gecen sene bu günlerde,  her ne kadar aralik ayinin siz istemeseniz de sizi icine aldigi o keyifli telasini, isiklarin piriltilarin gözleri kamastirdigi anlari es gecemediysem de, aslinda kendi icimde huzursuz, bir seylerin degismesi gerekir dedigim bir dönemden geciyordum. Icinden cikmaya calisiyordum, ama nasil? Calistigim is yerinde, önemli ve agir bir sorumlulukla calisirken ayni zamanda bunun ruhuma, kendi benligime ters gelmesiyle basa cikmaya calisiyordum. Bunalmistim ama cikisi bulamiyordum. Ah, bir ufacik cafem olsa, orda sevdiklerimi, dostlarimi, benim gibi olanlari agirlasam diyordum. Kafamin icinde dösemistim bile, ama isi de öyle „hadi ben gidiyorum“ diye de birakamiyordum iste… bu sefer sorumluluk agir basiyordu..velhasil, kafamin icinde git-gellerle dönenip duruyordum.